Haber

ARTAN SICAKLIKLAR İNSAN SAĞLIĞI İÇİN RİSKİ OLUŞTURUR MU?

Türkiye’de rekor kıran hava sıcaklıklarının ardından; Kalp, şeker, tansiyon ve kronik hastalıkların tetiklenebileceğini belirten Infinity Rejeneratif Klinik Medikal Direktörü Uzm. Yıldıray Tanrıver, ‘Özellikle kronik hastalığı olanlar, kalp rahatsızlığı olanlar, yaşlılar, şeker hastaları, çocuklar ve 50-55 yaş üstü olanlar daha fazla dikkat etmeli’ dedi. tecrübe. Tanrıver, yaz sıcaklarının ardından Muayene, Tarama ve Konsültasyon (TTK) ile vücuttaki tüm ölçümlerin yapılarak vitamin, mineral eksiklikleri ve elektrolitlerin stabilitesinin kontrol edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle yaz sonlarına doğru olan bu dönemde kışa hazırlık için bu ölçümlerin doğru bir check-up ile yapılması gerektiği uyarısında bulundu.

Bu dönemde özellikle sıcak havalarda ve artan nemde bireylerde bazı hastalıkların daha fazla tetiklenebildiğini anlatan Dr. Tanrıver, ‘Öyle ki meteoroloji yetkililerinin verdiği uyarılar bize gösteriyor ki kavurucu sıcaklıklar kapıda. Bulantı, baş ağrısı, halsizlik, bilinç bulanıklığı, sürekli yorgunluk hallerinden bir veya birkaçını hissediyorsanız veya idrarınızda yoğunlaşma varsa susuz kalmaya başlamışsınız demektir. Şeker ve tansiyonu olanlar ekstra dikkat etmeli. Damarlarda genişleme olabilir, tansiyon düşebilir, kendimizi sürekli halsiz ve hatta baygın hissedebiliriz. Bu belirtiler güneş çarpması dediğimiz duruma neden olabilir.

OLUMSUZ ETKİLERDEN KAÇINMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Sıcak havalarda yapılması gerekenleri tek tek sıralayan Dr. Tanrıver, şunları söyledi:

‘Biliyorsunuz 37 derece bizim normal kabul ettiğimiz vücut ısımız. Ancak öyle durumlara gelir ki 39-40 dereceye kadar çıkabilir. İşte o zaman dikkat çekeriz. Vücut ısınız 40 dereceyi geçerse hastaneye gitmeniz gerekebilir. Öncelikle mümkünse 11:00-16:00 saatleri arasında dışarı çıkmayalım. İkincisi bol sıvı tüketelim ve içtiğimiz çay, kahve ve diğer içeceklerin su yerine geçeceğini düşünmeyelim. Ne yazık ki idrara çıkma, nefes alma ve terleme yoluyla inanılmaz miktarda su kaybediyoruz. Buna dikkat edelim. Dışarı çıkacaksak ince, bol, açık renk kıyafetler giyelim. Şapka takarak kendimizi mümkün olduğunca güneş ışığından koruyalım. Spor yapanlar özellikle sabah ve akşam saatlerinde yapmaya özen göstermelidir. Hafif yiyecekler yiyelim, mevsim yeşilliklerinden salatalar tüketebiliriz. Bol bol çorba içebiliriz. Genel olarak sıvı tüketimini artırabiliriz. Bu havada özellikle kronik hastalığı olanların daha dikkatli olması gerekiyor. Çocuklar, bebekler ve yaşlılar güneş ışınlarının dünyaya dik geldiği saatlerde dışarı çıkmamalıdır. Evlerde de hava sirkülasyonu olmasını sağlayalım. Bu durumda sıcaklıkların etkisini azaltabiliriz. Bayılma gibi bir durum olursa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.’

‘VÜCUTTAKİ SIVI, VİTAMİN, MİNERAL VE AMİNO ASİTLERİN ELEKTROLİT STABİLİTESİ ENSTAL TEDAVİ PROSEDÜRLERİYLE SAĞLANIR’

Vücuttaki sıvı, mineral, vitamin ve amino asit kaybının ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Tanrıver, ‘Bunun doktor kontrolünde yapılması gerekiyor. Gerekirse bu miktardan daha fazla sıvı alınmalı, ardından damar içi tedavi yöntemleri ile vitamin, mineral, amino asit ve elektrolit stabilitesi sağlanabilir. Lütfen bu yöntemler hakkında doktorunuza danışınız. Afrika sıcaklarını hissettiğimiz bu günlerde doktor ziyaretlerinizi ihmal etmeyin diyoruz.

Ayrıca Dr. Tanrıver, ‘Bu dönemde bir eksikliğimiz var mı, nasıl tespit edebiliriz?’ Muayene tarama ve konsültasyon ile tüm vücutta ölçümler, vitamin

Eksiklikleri, mineral eksikliklerini, elektrolitlerin kararlılığını bulmak mümkündür ve bunu hücresel düzeyde inceleyebiliriz. Yapay zeka ve genetik testler kullanarak vücudumuzdaki hasarları, sorunları ve altında yatan sebepleri bulabilir ve ona yönelik tedaviler planlayabiliriz. Toplumda bilinç artıyor mu derseniz, bence evet artıyor. Özellikle pandemi sonrası insanlar sağlıklarına çok daha fazla dikkat etmeye başladı. Özellikle yaz sonunda bu ölçümlerin yapılmasını ve doktor kontrollerinin kesinlikle ortadan kaldırılmasını öneriyoruz. Yaz sezonu bittikten sonra, bağışıklığımızı hücresel düzeyde artırarak kışa hazırlanmak ve tüm eksiklikleri tamamlamak için yaz sonunda gerçek muayene, tarama ve konsültasyonların ihmal edilmemesi gerektiğini söylüyoruz. açıklama yaptı.

SABAH GELDİĞİNİZDE SU İÇMEK, VÜCUDUNUZA ‘Günaydın’ DEMEK İÇİN YETERLİ BİR YOL OLARAK

tecrübe. Tanrıver, ‘Vücudumuzun yüzde 67’si ağırlıklı olarak sudan oluşmasına rağmen her an sıvı kaybediyoruz. Özellikle bu sıcak havalarda ne yapmalıyız? Sıvı ihtiyacımız cinsiyete, kiloya, yaptığımız aktiviteye ve beslenmemize göre değişiklik gösterebilir. Ancak genel bir örnek verecek olursak günde 2 buçuk litre yani kilonuza göre 35 mililitreye kadar sıvı tüketmenizi tavsiye ederiz. Sıvı derken asitli içecekleri, kahveyi, çayı kastetmiyorum. Ne yazık ki bunlar su ihtiyacınızı daha da artıran sıvılar diyebiliriz. İçme suyu; Yediğimiz besinlerin parçalanmasını, cildin onarılmasını, unutkanlığın azalmasını, vücut ısısının dengelenmesini, kan dolaşımının düzenlenmesini, metabolizmanın hızlanmasını ve vücut direncinin artmasını sağlar. Su ne zaman içilir konusuna gelince ilk teklifim; Sabah kalktığımızda vücudunuza günaydın demenin en güzel yolu diyebilirim. Güne su içerek başlamak toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Yatmadan önce su içelim. Yemek sırasında su içersek sindirim enzimlerimiz olumsuz etkilenebilir. Banyo yapmadan önce su tüketmek çok gerekli. Hücre yenilenmesi için yemekten en az yarım saat önce ve yemekten en az 1 saat sonra ve uykudan 1 saat önce su için. Ayrıca ayakta değil oturarak su içmeyi tercih edebiliriz. Ve son bir söz, bu sıcak havalarda minik dostlarımız için evlerimizin önüne bir tas su bırakalım mı? söz konusu.

haber-cavdir.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu